
Alaybey Cami
Bozcaada'nın kalbinde, kilise çanlarıyla ezan sesinin birbirine karıştığı kültürel mozaiği yansıtan 18. yüzyıldan kalma tarihi Alaybey Camii, adanın en huzurlu durağıdır.






Bozcaada'nın Rum ve Türk kültürlerini harmanlayan, Arnavut kaldırımlı, begonvillerle süslü rengarenk tarihi sokaklarında zamanda unutulmaz bir yolculuğa çıkın.
Adaya ayak bastığınız an feribotun genzinize dolan iyot kokusu, iskeleden merkeze doğru adımladıkça yerini yavaş yavaş fırınlardan yükselen sakızlı kurabiye ve mahzenlerden sızan şıra kokularına bırakır. Bozcaada sokakları, sadece bir yerden bir yere gitmek için kullanılan yollar değil, her bir köşesi yaşanmışlıklarla dolu, üç bin yıllık Tenedos mirasının ve köklü şarapçılık geleneğinin günümüzdeki en canlı tanığıdır. Begonvillerin gölgelediği Arnavut kaldırımlı bu dar yollar, adanın köklü gastronomisiyle, Ege'nin meltem rüzgârlarıyla ve iki farklı kültürün bir arada yaşama sanatıyla harmanlanmış eşsiz bir açık hava müzesi sunar.
Bozcaada sokakları, adanın tek başına izole bir 'yer' olmasından ziyade, bütün bir tarihî dokusu olan Rum ve Türk mahallelerini kapsayan devasa bir kültür mirasıdır. 2005 yılından bu yana kentsel sit alanı olarak titizlikle koruma altında tutulan bu merkez yerleşim, büyük ölçüde 18. ve 19. yüzyıllarda günümüzdeki karakteristik şeklini almıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde adada uzun yıllar barış içinde birlikte yaşayan Müslüman Türkler ile Rumların farklı mimari gelenekleri, bu sokaklarda adeta birbirine sarılarak tek bir ruh oluşturmuştur.
Adanın kalbindeki yerleşim iki ana bölgeye ayrılır. Alaybey Mahallesi, görkemli Bozcaada Kalesi'nin civarında, geçmişte Müslüman nüfusun yoğunlaştığı, Türk sivil mimarisinin daha belirgin olduğu taraftır. Kalenin kuzeyine doğru uzanan Cumhuriyet Mahallesi ise eski adıyla Rum Mahallesi olarak bilinir. Burada iki katlı, altı taş, üstü ahşap işlemeli tarihi Rum evleri omuz omuza sıralanır. Kapı üstü kabartmaları, zarif demir balkon korkulukları, panjurlu pencereleri, geniş avlu kapıları ve cephelerin pastel mavi, sarı, menekşe tonlarına boyanmış halleri adanın görsel imzasını oluşturur. Sokaklar tipik olarak dar, bazı yerlerde sadece iki insanın yan yana geçebileceği kadar samimi, yer yer kesme taş ya da Arnavut kaldırımı döşelidir. Geçmişte bu evlerin alt katlarındaki serin mahzenlerde adanın ünlü şarapları yıllandırılırken, bugün bu gelenek sokakların ruhunda yaşamaya devam etmektedir.
Bozcaada sokaklarında atacağınız her adım, bir keşif yolculuğudur. Gezinize iskele, meydan ve kale üçgeninden başlayarak birkaç saatlik bir rotayla tüm merkezi yürüyerek keşfedebilirsiniz. Dar sokakların arasında kaybolmak, adayı gerçekten hissetmenin en güzel yoludur. Yaz aylarında asma yaprakları, sardunyalar ve begonvillerle kaplanan taş duvarlar, sokakları doğal bir botanik bahçesine dönüştürür. Bu renk cümbüşü içinde yürürken, köşeyi her döndüğünüzde karşınıza çıkacak olan küçük bir sanat galerisine, butik bir seramik atölyesine veya el yapımı reçeller satan bir ada sakinine rastlayabilirsiniz.
Adanın sokakları aynı zamanda zengin bir gastronomi deneyimi sunar. Akşamüzeri güneşin etkisini yitirmesiyle birlikte sokaklara atılan ahşap masalar, Ege mutfağının en nadide mezeleriyle donatılır. Tarihi bir Rum evinin avlusunda, adanın yerel üzümlerinden üretilmiş şarabınızı yudumlarken, denizden esen hafif meltem rüzgârı size eşlik eder. Bu eşsiz lezzet duraklarını önceden keşfetmek isterseniz Bozcaada Restoranları rehberimize mutlaka göz atmalısınız. Fotoğraf tutkunları için ise bu sokaklar devasa bir stüdyo gibidir; sabahın ilk ışıklarıyla uyanan adanın dinginliği veya gün batımından hemen önceki o meşhur 'altın saat', taş duvarlara vuran sıcak ışıkla birleştiğinde hayatınızın en iyi karelerini yakalamanıza olanak tanır.
Bozcaada'nın, antik adıyla Tenedos'un sokaklarını gezerken, bastığınız taşların altında 3.000 yıllık devasa bir bağcılık ve şarapçılık tarihinin yattığını bilmek gerekir. Homeros'un İlyada destanında bile kendine yer bulan bu topraklar, şarabın doğduğu ve dünyaya yayıldığı en önemli coğrafyalardan biridir. Adanın kendine has iklimi, poyrazı ve meltem rüzgârları, toprağın yapısıyla birleşerek dünyada eşine az rastlanır bir terroir oluşturur. Bu benzersiz coğrafyanın hediyesi olan Çavuş, Kuntra, Karalahna ve Vasilaki gibi endemik üzüm çeşitleri, yüzyıllar boyunca bu tarihi sokaklardaki evlerin serin ve karanlık mahzenlerinde fermente edilmiş, meşe fıçılarda yıllandırılmıştır.
Bugün sokaklarda yürürken burnunuza gelen üzüm şırası kokusu, Eylül ayındaki bağ bozumu festivalinin habercisidir. Bağ bozumu döneminde traktörler kasalarında taşıdıkları tonlarca üzümle bu dar sokaklardan geçerken, ada halkı ve ziyaretçiler bu coşkuya ortak olur. Tarihi evlerin birçoğunun alt katı günümüzde şarap tadım atölyelerine, butik mahzenlere dönüştürülmüştür. Uzman sommelier'ler eşliğinde adanın yerel şaraplarını denemek ve bu 3.000 yıllık serüvene kadehlerinizle eşlik etmek isterseniz, sokak aralarındaki mekanları bulmak için Bozcaada Şarapçılar sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Bozcaada sokakları, Çanakkale'nin incisi Bozcaada'nın tam merkezinde, Alaybey ve Cumhuriyet mahalleleri sınırları içerisinde yer almaktadır. Adaya anakaradan ulaşım Çanakkale'nin Ezine ilçesine bağlı Geyikli iskelesinden kalkan arabalı feribotlarla sağlanır. Yaklaşık 35 dakika süren keyifli bir deniz yolculuğunun ardından adanın merkezindeki iskeleye yanaşırsınız. Feribot saatleri ve güncel sefer bilgileri için Gestaş Deniz Ulaşım resmi web sitesini ziyaret ederek seyahatinizi planlayabilirsiniz.
İskeleden indiğiniz anda Bozcaada'nın tarihi sokakları tam karşınızda, kalenin hemen arkasından başlayarak içeriye doğru uzanır. Sokakları gezmek için herhangi bir araca ihtiyacınız yoktur; yürümek en doğru ve keyifli seçenektir. Zaten sokakların büyük bir kısmı darlığı ve tarihi yapısı gereği araç trafiğine kapalıdır. Adanın tarihi ve kültürel dokusu hakkında daha resmi bilgiler edinmek isterseniz Bozcaada Belediyesi veya Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kaynaklarına başvurabilirsiniz. Merkezdeki sokak turunuzu tamamladıktan sonra, adanın meşhur ince kumlu sularında serinlemek isterseniz, bisiklet veya ATV kiralayarak Ayazma ve Habbele gibi Bozcaada Plajları yönüne doğru yola çıkabilirsiniz.
Bozcaada sokakları, yerli ve yabancı binlerce ziyaretçinin oylarıyla 10 üzerinden 9.4 gibi olağanüstü bir puana sahip olup tartışmasız bir ziyaretçi favorisidir. Bu yüksek puanın arkasında yatan en büyük etken, sokakların yapay bir turizm dekoru değil, yaşayan, nefes alan ve tarihi dokusunu samimiyetle koruyan bir alan olmasıdır. Ziyaretçiler özellikle sokakların temizliğini, restore edilen evlerin orijinalliğine sadık kalınmasını, begonviller altındaki romantik atmosferi ve her köşede hissedilen huzuru vurgulamaktadır. Burası, metropollerin gürültüsünden kaçanlar için zamanın yavaş aktığı bir sığınak olarak değerlendirilmektedir.
Bozcaada sokakları, Çanakkale iline bağlı Bozcaada adasının tam merkezinde yer alır. İskele, Bozcaada Kalesi ve meydan üçgeninden başlayarak iç kısımlara doğru uzanan Alaybey ve Cumhuriyet (eski Rum) mahallelerinin tamamını kapsayan tarihi yerleşim alanıdır.
Bozcaada sokakları açık hava kentsel sit alanı olduğu için günün 24 saati, haftanın her günü tamamen ücretsiz olarak gezilebilir. Belirli bir çalışma saati veya giriş kapısı bulunmamaktadır.
Kalabalıktan uzak, sakin kareler yakalamak için sabahın erken saatleri (07:00 - 09:00 arası) tercih edilmelidir. Renklerin en canlı ve sıcak göründüğü, taş duvarların kızıla boyandığı zaman ise gün batımından hemen önceki 'altın saat' olarak bilinen zaman dilimidir.
Evet, Bozcaada'nın tarihi sokakları arasında yürürken, eski Rum evlerinin restore edilmiş mahzenlerinde ve butik şarap evlerinde adaya özgü Çavuş, Kuntra, Karalahna ve Vasilaki üzümlerinden üretilen şarapların tadımını yapabilirsiniz.
Bozcaada'ya ulaşım, Çanakkale'nin Ezine ilçesindeki Geyikli İskelesi'nden kalkan Gestaş arabalı feribotları ile sağlanmaktadır. Deniz yolculuğu yaklaşık 35 dakika sürmekte olup doğrudan tarihi sokakların başladığı ilçe merkezine yanaşılmaktadır.
Bozcaada sokaklarında atacağınız adımlar, sizi sadece mekânsal bir değişime değil, aynı zamanda ruhsal bir arınmaya davet ediyor. Adayı ziyaret etmek için en büyüleyici dönem, adanın gerçek kimliğini bulduğu, şıra kokularının sokakları sardığı Eylül ve Ekim aylarındaki bağ bozumu sezonudur. Deniz, kum, güneş ve hareketli akşamların tadını çıkarmak isteyenler için ise Haziran-Eylül arası yaz sezonu mükemmel bir zamanlamadır. Bu tarihi dokunun tam kalbinde uyanmak ve adanın ruhunu gece gündüz hissetmek isterseniz, seyahatinizi planlamadan önce Bozcaada Otelleri rehberimizi inceleyerek bu masalsı sokaklardaki butik konaklama seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Unutmayın, Bozcaada sokakları aceleyle geçilecek bir yol değil, her bir detayı sindirilerek yaşanacak bir deneyimdir.
Bilgi bulunmuyor

Bozcaada'nın kalbinde, kilise çanlarıyla ezan sesinin birbirine karıştığı kültürel mozaiği yansıtan 18. yüzyıldan kalma tarihi Alaybey Camii, adanın en huzurlu durağıdır.

Bozcaada'nın 3000 yıllık kültürel ve bağcılık mirasını tarihi bir Rum evinde yaşatan, adanın hafızası niteliğindeki eşsiz yerel tarih müzesi.

Bozcaada'nın rüzgârlı tepelerinde tarihi selamlayan yel değirmenleri, eşsiz gün batımı manzaraları ve adanın köklü şarap geçmişiyle bütünleşen unutulmaz bir keşif sunuyor.

Ege'nin kızıl gün batımına rüzgâr gülleriyle birlikte eşlik eden, Bozcaada'nın en batı ucundaki 1861 yapımı tarihi Polente Feneri, adanın en büyüleyici simgesidir.