Gamze Aydın: Yıllar boyunca Türk – Rum dostluğunun bir yansıması olmuş bir ada!

Ana Sayfa » BLOG » Gamze Aydın: Yıllar boyunca Türk – Rum dostluğunun bir yansıması olmuş bir ada!
155 Okunma 0 Yorum

gamzeaydin bozcaaada

Heredot’un deyimiyle; “Tanrı’nın insanlar uzun ömürlü olsunlar diye yarattığı” Bozcaada’dan herkese sevgiler! Yazımı, Bozcaada’nın merkezine iki dakika mesafede olan, etrafı minik hayvan dostlarımızla dolu Martı Pansiyon’dan yazıyorum. Ada’ya 20 senedir gelen bir tatilci olarak buranın ev yapımı reçellerinin baş döndürücü etkisi ve işletmecisi Fatih Bey’in ilgisi ve hoşsohbetliği açısından adaya gelecek herkese Martı Pansiyon’u öneriyorum!

Gel gelelim Bozcaada’da ne yapılır, ne yenilir, ne içilir, nasıl gezilir’e? Öncelikle lütfen herkes gelmeden önce telefonunun galerisini boşaltsın çünkü her yeri adeta bir açık hava müzesi olan adada her dakika fotoğraf çekeceğinize eminim. Renkli ve bol çiçekli ada fotoğraflarınızı çekip yorulduktan sonra Biz Bize Cafe’de hayatınızın en güzel kahvelerinden birini için. Kahve demişken… Adanın en güzel kurabiyelerinin satıldığı, Rum komşularından aldıkları tarifle nesiller boyu insanları lezzetle buluşturan Çiçek Pastanesi’nde Kavala, Damak Çatlatan ve Hacı Tahir Kurabiyeleri’nden tadın! Akşam yemeği için gidilebilecek en güzel mekanlar; Sandal, Bade-i Aşk, Hasan Tefik Restoranı. Asma yaprağında sardalye, Ege mezeleri özellikle tadacağınız lezzetler olmalı…

Gelelim, adayı ada yapan kısıma… Şaraba! Fiyatları oldukça uygun olan Tenedion Winehouse’da hem tadım hem de şarap keyfi yapabilirsiniz. Bozcaada Kalesi’nin arkasında, “ayağınızı uzatsanız denize düşeceğiniz” mekan olan Fuska da önerilerim arasında. Ama asıl önerim, şarabınızı alıp gideceğiniz Polente Rüzgar Gülleri! Gerçek bir ada gezgini, şarabını güneşi Polente’de batırarak içer! Polente’de evlilik teklifi eden aşırı romantik çiftleri görürseniz şaşırmayın, çünkü müthiş romantik anlar geçirebileceğiniz bir yer. Bu arada Polente’ye uçuşan elbiselerinizle giderek gerçek bir masal prensesi selfieleri çekebilirsiniz 🙂

Deniz meselesine gelirsek; ada’nın her yerinde denize giren biri olarak en çok sevdiğim koy: Akvaryum Koyu. Adanın en bakir koylarından biridir, kendi şemsiye ve seyyar sandalyelerinizi götürerek uzaklara dalıp balıkları selamlayacak kadar berrak olan suda yüzme keyfi yapabilirsiniz. “Ay aman yok ben biraz daha hareketli bir ortamda yüzmek istiyorum.” diyenlere ise Ayazma’ya gitmelerini öneririm, gitmişken de Koreli’de bir şeyler atıştırabilirsiniz böylece…

Yazımı sonlandırırken; adanın kilisesini, kalesini, sanat galerilerini de gezmenizi tavsiye ediyorum; çünkü MÖ 3000 yıllarına dayanan bir adadan söz ediyoruz… Sadece, doğal güzellikleri ile öne çıkan bir adadan ziyade; kültür bileşimlerinin merkezi olarak ve sanata dair değerleri de içerisinde barındıran bir ada… Yıllar boyunca Türk- Rum dostluğunun bir yansıması olmuş bir ada…  Ve nicesi! Ada sokaklarında ve bu yazıda adı geçen yerlerde gezer iken, bunları düşünüp biraz nostalji rüzgarlarına maruz kalmanızda bence hiçbir mahsur yok:) Sevgiler!

Bozcaada Gezgini ve yazı sahibi Instagram hesabı https://www.instagram.com/handsupilove

10 Temmuz 2018

YORUMLARINIZI PAYLAŞIN

BOZCAADA GEZGİNLERİ YORUMLARI

Mail Listemize Abone OlunDuyuru & Haberlerden haberdar olabilmek için email listemize hemen kayıt olun...